Dövüş Kulübü’ne ilham veren dövüş

Yeraltı Edebiyatı’nın usta kalemleri arasında haklı bir şöhrete sahip olan Chuck Palahniuk, ‘Dövüş Kulübü’ ve romanlarındaki isyankar tarzı ile tanınır. Oysa asıl söylemek istediği ; para, şöhret, saygınlık, güzellik gibi kavramların anlamsız yalanlar olduğudur.

Aykırı, otoriteye baş kaldıran, eleştirel dilini ustalıkla eserlerine yansıtan Chuck Palahniuk’un ilham kaynağı ise yaşadığı olaylar. Zira, ünversite yıllarında tamirhanede çalışan Palahniuk’un hikayelerinin çoğu sıradan insanların başına gelebilecek ve bunalımlar sonucunda ortaya çıkmış.Tıpkı ilk yazdığı romanda kendi başına gelenler gibi. İlk romanı ‘Görünmez Canavarlar’ içeriği nedeniyle yayıncılar tarafından kabul görmeyen Palahniuk, yayıncılara olan öfkesi nedeniyle daha da ‘yok edici’ bir içeriğe sahip ‘Dövüş Kulübü’ nü yazar. Kitap, ironik bir şekilde yayıncılar tarafından kabul edilir ve bir baş yapıt ortaya çıkar.

Tatilde ettiği kavga hayata bakışını değiştirdi

Palahniuk’un Dövüş Kulübü romanını yazmasına sebep olan olay ise hayli ilginç. Roman; Palahniuk’an bunalımlı döneminden ziyade bir tatil gezisinde ortaya çıkar. Arkadaşlarıyla tatile giden Palahniuk, yan tarafta bulunan kamp alanından gelen yüksek sesli müzikten rahatsız olur ve tartışma yerini kavgaya bırakır. Bu olayda yaralanan Chuck’un yüzü tanınmaz hale gelir.

Özgürlüğün anahtarı kötü görünmek

Tatilden döndüğünde iş yerinde kimse kendisiyle ilgilenmez ve yüzünün durumunu sormaya cesaret bile edemez. Ve Palahniuk, insanın yeterince kötü görünürse dilediği gibi hareket edebileceğini keşfeder. Bu olayın ardından, devam ettiği edebiyat grubu ile beraber çeşitli gösteri ve eylemler yapar. Bu gösteriler, ‘Kargaşa Projesi’ isimli tiyatro oyununa ilham kaynağı olur. Kısa bir süre sonra da aynı isimle bir kısa öykü yayımlar . İşte bu öykü, üç ay içinde Fight Club (Dövüş Kulübü) romanına dönüşür.