ANASAYFA

HİKAYESİ VAR

Agatha Christie’nin anahtar sırrı


"İnsanlar, düşünmemek için konuşmayı icat etmişlerdir."


Agatha Christie'nin gizemli anahtar hikayesinin geçmişi 30 yıl önceye dayanıyor. Christie, 11 günortadan kaybolunca,  yabancı gazeteciler durumu araştırmak için İstanbul’a geliyor ve döşemenin altında bir anahtar buluyorlar. Varsayıma göre o anahtar, Christie’nin o zamanlardaki Türk sevgilisinin evine ait.


 

Sefaletten doğan edebi deha: Jack London


"Beni ben olduğum için istemiyorlar. Çünkü ben hala istemedikleri eski benim."


Jack London, kapitalizmin ilk büyük krizini yaşandığı ve tarihe ‘Uzun Bunalım’ adıyla geçen döneme denk düşüyor. Usta yazar bunu kitabında şöyle anlatıyor; ‘Ben dünyaya yoksul gelmiştim. Yaşamım yoksulluk içinde geçmişti. Zaman zaman aç kaldığım olmuştu. Bütün yaşamım boyunca ne bir oyuncağım olmuştu ne de başka çocuklar gibi oyun oynamıştım.’ Günde sadece beş saat uyuyan London bunu şu sözlerle ifade etmiştir; 'Bu dünyada yapılacak, öğrenilecek o kadar çok şey var ki, yedi saat uyuyunca kendimi suçlu hissediyorum.'


Dünyanın ilk süper yıldızı: Tolstoy


"Gün gelir, küçümsediğin her şey için önemsediğin bir bedel ödersin.” 


 Hayatı boyunca çok seyahat eden Tolstoy, Avrupa seyahatinin dönüşünde doğduğu ve gömülü olduğu yer olan Moskova yakınlarındaki Yasnaya Polyana’ya döner. Burada, Savaş ve Barış’ı ve Anna Karenina’ yı yazar. Asalet ve lüksten sıkılan ve Rus köylülerinin yoksul hayatından çok etkilenen Tolstoy, bütün servetini köylülere dağıtır ve onlar gibi yaşamaya başlar.Eserlerinde insanlığın neredeyse bütün  sorunlarına değinen Tolstoy, kendi ülkesindeki siyasal olaylarını ve halkın yaşayışını büyük bir ustalıkla anlatır. İlk dönemlerinde Hristiyan olduğu bilinen Tolstoy, ölümünden kısa bir süre önce yazdığı  “Hz. Muhammed Risaleleri” eserinden dolayı İslam’ı kabul ettiği düşünülmektedir.